Bu topraklar, bin yıldır bizimdir. Bu topraklar, şehit kanlarıyla sulanmış, Alparslan’ın, Osman Gazi’nin, Mustafa Kemal’in mirasıdır. Ve biz bu mirasa, canımız pahasına sahip çıkacağız.
Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine, dirliğine, kardeşliğine kast eden her unsur, kimden destek alırsa alsın, karşımızda bizi bulacaktır. PKK, sadece bir terör örgütü değildir; bu milletin evlatlarını birbirine düşürmeye çalışan, dış güçlerin maşası olan bir ihanet çetesidir.
Bu ihanet örgütü, yıllardır çocuklarımızı dağa kaçırıyor, öğretmenlerimizi, askerlerimizi, polislerimizi şehit ediyor. Ve ne yazık ki bazı sözde siyasetçiler, bu terör örgütüne sırtlarını dayamaktan çekinmiyor.
Milli Diriliş Partisi olarak açık ve net söylüyorum: Biz, PKK’ya karşı sıfır toleransla, amasız fakatsız bir mücadele yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Devletin bekası, milletin huzuru her türlü siyasi hesabın üzerindedir.
Biz, etnik kimlik üzerinden değil, kardeşlik üzerinden siyaset yaparız. Kürt kardeşlerimiz bizim canımızdır. Ancak PKK’nın Kürtlerle hiçbir ilgisi yoktur. Onlar Kürt halkının da düşmanıdır, Türk milletinin de.
Buradan tüm şehit ailelerine söz veriyorum: MDP iktidarında, teröre göz yuman, destek olan, sempati duyan kim varsa, hukukun içinde hesap verecek. Bu ülkenin sokaklarında artık bölücüler değil, milletin evlatları yürüyecek.
Yeniden diriliş, terörün kökünün kazınmasıyla başlayacaktır.
Ne mutlu Türküm diyene!


